İçeriğe geç
germanlocation
TR

Kestaneciler Konağı - Türk Evi

Kapalı, 09:00 saatinde açılıyor ★ 4,6514 değerlendirme

4307. Sk. No:86, 45170 Manisa

Kestaneciler Konağı - Türk Evi – Kestaneciler Konağı - Türk Evi · Kula · Kula, Manisa · Google Maps

Bilgiler

Adres
4307. Sk. No:86, 45170 Manisa
Telefon
+90 2368163937
Web
www.kula.bel.tr/
Kategori
Durum
Kapalı, 09:00 saatinde açılıyor
Bu işletme hakkında

Kestaneciler Konağı - Türk Evi, Manisa ilinde Kültür merkezi kategorisinde listeleniyor. Herkese açık puanı, 514 değerlendirmeye göre 5 üzerinden 4.6. Kayıtlı adres: Akgün, 4307. Sk. No:86, 45170 Kula/Manisa, Türkiye. Listelenen özelliklerden bazıları: Tuvalet. Değişebilecek çalışma saatleri ve iletişim bilgileri, gitmeden önce bağlantılı resmî işletme sitesinden doğrulanmalıdır.

Bu işletme hakkında

Özellikler ve olanaklar

Sunulan olanaklar

  • Tuvalet
Belirtilen kaynaktan seçilen, değiştirilmemiş yorumlar

Ziyaretçi yorumları

8 / 514
Abdurrahim VuralHaz 2026 · Google
★★★★★

Kula'da ilk restore edilen evlerden biridir. Kestaneciler ailesinden Kula Belediyesi'nde devredilmiştir. Tahta bir kapıdan girilen geniş bir avlusu vardır. Avlu tamamen kayrak döşelidir. Birinci katta 4, ikinci katta 4 olmak üzere toplam 8 odası ve bir kileri bulunmaktadır. Kula'nın geleneksel işçiliği ahşap oymacılık tavanlarda, kapılarda, dolaplarda görülmektedir. Kula Tarihi Kula civarındaki volkanik bölgeye antik devirde Katakekaumene (Yanık Ülke) adını Amasyalı Strabon vermiş daha sonra diğer yazarlar da kullanmıştır. Coğrafya adlı eserinde "Buraya hem Mysia hem de Maionia (Gökçeören/Menye) denmektedir. Kalite bakımından rakiplerinden hiç de geri kalmayan Katakakekaumene şarabının üretildiği bağlar dışında, her taraf çoraktır. Bunun asıl nedeni yeraltından gelen ateştir ve bu ateşin çıktığı kaynak şimdilerde yok olmuştur. " şeklinde anlatır. Bölgede yapılan kazılarda Demirköprü Barajı yakınındaki Divlit'te ilkel insanın ayak izlerine ve MÖ 56 yılına ait mermer kabartma ve kitabelerden Kula ve çevresinin önemli bir yerleşim alanı olduğu ortaya çıkmaktadır. Doğu Roma döneminde ülke, idari ve daha çok savunma amaçlı Thema adı verilen ve sayıları önceleri 4 ve daha sonraları 40 olan ve birer Strategos (komutan) tarafından yönetilen bölümlere ayrılmıştır. Doğu Roma kaynaklarına göre 7 yy’da kuzeybatı Anadolu topraklarında Opsikion (şehrin o dönemki adı) adlı bir Thema kurulmuş ve hatta bu Thema 9.yy ’ da ikiye bölünmüştür. Doğu Roma tarihçilerinden Pachymeres, Kula’nın Türklerle-Bizanslılar arasında sık sık el değiştiren müstahkem bir mevki olduğundan söz etmektedir. Ramsay’in tamamiyle, Türkçe bir kelime olarak kabul ettiği Kula’nın, müstahkem şehir anlamına gelen kale ile ilişkili olduğuna dair yorumu bununla ilgili en yaygın kanaati oluşturmaktadır. Bir söylentiye göre de havası suyu iyi ve şifalı olduğundan zengin bir kişinin hasta olan kızı için buraya bir kule yaptırdığı ve buranın zamanla gelişip bugünkü duruma geldiğinden bahsedilir. Bazı tarihçiler Kal’a kelimesiyle yakın alâkası olduğunu; bazıları, Lidya’da adı geçen Koloe şehrinin Kula olduğuna işaret etkmektedir. Bizans tarihinde Küle; Germiyanoğlu İkinci Yâkub Çelebi’nin yaptırdığı Kütahya Vâcidiye Medresesi giriş kapısı üzerindeki taş vakfiyede ise, Güldi veya Küldi olarak geçer. Kula’nın kurulduğu arazinin volkanik olması sebebiyle, Evliyâ Çelebi’nin seyahatnamesinde ise, Küldi, yâni Küldü imlâsına bakarak, Kula’nın “kül” manasından türediği şeklinde yorumlanmaktadır. Kula’nın ismi hakkında pek çok araştırmacı inceleme yaptıkları halde kesin bir sonuca varılamamıştır. I. Yakup Bey’den (1300–1340) , sonra Germiyan Beyliği’nin başına geçen oğlu Mehmet Bey’in (1340–1361) , Katalanlar’ın Türk’lerden almış oldukları Kula ve Simav’ıgeri aldığı II. Yakup Bey’e ait ünlü taş vakfiyede kayıtlıdır. Mehmet Bey’den sonra yerine oğlu Süleyman Şah geçmiş, Kızı Devlet Hatuna çeyiz hediyesi olarak da Kütahya, Tavşanlı, Simav ve Emet’i Osmanlılara vermiş, kendisi de Kula kasabasına çekilerek burayı beyliğin başkenti ilan etmiştir. Sonra Süleyman Şah oğlu II. Yakup Bey 1428’de başkent Edirne’ye gelerek Germiyan Beyliği’ni Sultan II. Murat’a vasiyet ederek 1429’da vefat etmiştir. Kütahya sancağına bağlı bir kaza merkezi olarak yönetilmiş, 1852 yılında Saruhan Sancağına bağlanmıştır. 1866 yılında ilçe oldu. Kurtuluş Savaşı sırasında, 1920–1922 tarihleri arasında işgal altında kalmıştır. Özellikle kırsal kesim itibariyle tarım ve hayvancılık en önemli gelir kaynağıdır. Başlıca ürünler tütün başta olmak üzere buğday, arpa, sebze ve meyvedir. Dokumacılık, dericilik, ayakkabıcılık, leblebicilik ve halıcılık da ilçede gelişmiş işkollarıdır. Belediye logosunda Tarihi ev ve minare (tarihi Kula evlerini ve İslamî ve geleneksel şehir dokusunu vurgular), halı (Kula’nın ünlü el dokuması halıcılık geleneğini) ve Volkanik dağ (Kula Yanardağları) temsil edilmektedir.

Burçin _Ara 2025 · Google
★★★★☆

Ayakkabılarımızı çıkarıp gezmemiz istendi hoş bir konak sizi eskilere götürüyor. İçinde küçük bir çay bahçesi de mevcut.

uguryavas_egeMar 2025 · Google
★★★★★

Zamanın Gölgesinde Bir Adım Kula’nın eski sokaklarında gezinirken, zamana meydan okuyan bir konakla karşılaşmak... Kestaneciler Konağı, sıradan bir yapıdan çok daha fazlası. Kapısından içeri adım attığınızda, geçmişin sessiz yankıları sizi sarıp sarmalıyor. En güzel tarafı mı? Girişler tamamen ücretsiz. Ancak içeri girerken modern dünyanın izlerini dışarıda bırakmanız gerekiyor; ayakkabılarınızı çıkarmadan o büyüyü hissedebilmek mümkün değil. Tarihi ahşap kapıyı araladığınızda, sizi ince işçilikle süslenmiş odalar karşılıyor. Bazı odalar var ki, içeri adım attığınız anda yüzünüze vuran serinlik, sanki zamanın donup kaldığı bir noktaya çekildiğinizi hissettiriyor. O kadar serin ki, yazın kavurucu sıcağında bile üşümek mümkün. Konağın taş duvarları ve yüksek tavanları, bir zamanlar burada yaşayan insanların sıcak yaz günlerinde nasıl bir huzur içinde yaşadığını düşündürüyor. Hafta içi ziyaret ederseniz, konağın bu büyülü atmosferini kalabalıklar olmadan, sessizliğin içinde keşfetme şansına sahip oluyorsunuz. Bu yalnızlık, konaktaki her detayı daha da belirgin kılıyor: Cumbalı pencerelerden süzülen loş ışık, tahtaların hafif gıcırtısı ve duvarlarda saklı kalmış yüzlerce yıllık hikâyeler... Ve avlu... Geceleri, ay ışığı altında taş zemin sanki eski zamanların yankısını taşıyor. Orada durup gözlerinizi kapattığınızda, bir zamanlar bu konakta yaşayan insanların ayak seslerini, fısıltılarını duyar gibi oluyorsunuz. Kestaneciler Konağı, sadece bir ziyaret noktası değil; zamanda açılmış bir pencere. Oraya girerken modern dünyanın sesini geride bırakın ve kendinizi geçmişin sessiz kollarına bırakın… Belki de o eski duvarların arasında, sizden önce orada bulunmuş bir ruhun soluk izleriyle karşılaşırsınız.

Murat AbalıMar 2018 · Google
★★★★★

Bence geleceğin turizm cenneti olacak bir yer. 3000 e yakın tescilli tarihi eve sahip. Tarihi Türk evleri, Rum evleri, görkemli konaklar, dar sokaklar, çeşmeler, camiiler, kiliseler. Kula dan geçerken bu evleri fark edemezsiniz. İçine girip bu bölgeyi gezmeniz gerek. Çeşitli renklerde, şekillerde ve farklı yapı taşlarıyla yapılmış binlerce tarihi evden bahsediyorum. Dar sokaklarda binlerce tarihi ev arasında kaybolacaksınız. Bazı evler Kulanın üst kısmında bulunan yanardağın volkanik taşlarından yapılmış. Birkaç konak ve ev restore edilmiş. İçleri gezilebilir. Düşünün kü bu bölgenin sadece yarısı restore edilse ziyaretçiyle dolar taşar. Tavsiyem Adnan Menderes meydanına aracınızı bırakmanız gerisini yaya olarak tüm sokakları gezmeniz.

Tamer İçelEki 2022 · Google
★★★★★

Mutlaka gezilip görülesi bir konak daha. Söyleyecek bir olumsuzluk yok, çok güzel bir yer. Görevliler son derece ikramsever ve nazik. Dilerseniz gezerken oturup oda veya salonlarda dinlenebilmeniz mümkün.

Özlem UYSALMay 2025 · Google
★★★★★

Turla gittigimiz gezide kahve icin gittimiz konak...Tarihi degerleri koruyan,Kula da yer alan Türk evlerinin en güzel örneklerinden.Kahvesi,Kula Gazozu ile Kulaya yolu düşenlerin görmesi gereken mekan.

UğurŞub 2024 · Google
★★★★★

Gezmek ücretsiz. Kafe olarak da hizmet veriyor. Hediyelik magnet, anahtarlıklar var. İçerisi tam bir tarih.

Selda ArpaciŞub 2019 · Google
★★★★☆

Belediyenin güzel bir restarasyonu. Tarihine sahip çıkmak bunu ücretsiz sergilemek, turistlere geçmişi göstermek adına çok başarılı bir çalışma

Haftalık

Çalışma saatleri

  • Pazartesi 09:00–19:00
  • Salı 09:00–19:00
  • Çarşamba 09:00–19:00
  • Perşembe 09:00–19:00
  • Cuma 09:00–19:00
  • Cumartesi 09:00–19:00
  • Pazar 09:00–19:00
Konum

Nasıl giderim?

Hedef Kestaneciler Konağı - Türk Evi

4307. Sk. No:86, 45170 Manisa

38.54902° N · 28.64985° E
Adres
4307. Sk. No:86, 45170 Manisa
Şehir
Manisa
Koordinatlar
38.549018,28.649846999999998

Sık sorulan sorular

Kestaneciler Konağı - Türk Evi ne zaman açık?

Kapalı, 09:00 saatinde açılıyor. Çalışma saatleri: Pazartesi: 09:00–19:00 · Salı: 09:00–19:00 · Çarşamba: 09:00–19:00 · Perşembe: 09:00–19:00 · Cuma: 09:00–19:00 · Cumartesi: 09:00–19:00 · Pazar: 09:00–19:00.

Kestaneciler Konağı - Türk Evi telefon numarası nedir?

Kayıtlı telefon numarası: +90 2368163937.

Kestaneciler Konağı - Türk Evi nerede?

Kayıtlı adres: 4307. Sk. No:86, 45170 Manisa.

Yakınlarda

Yakındaki benzer işletmeler

Ölçülen mesafeye göre sıralandı.

Bu işletme sizin mi?

İşletme bilgilerinizi ve çalışma saatlerinizi güncelleyin.

Kaydı sahiplen